|
|
|
Eğitimimizin Genel
Sorunlarına Bakış
Ülkemizin sosyal ve ekonomik gelişme süreci hızlı
değişim göstermektedir. Ekonomik beklentiler ve aile
hayatımızdaki değişimler, toplumsal yaşantımızı
yakından etkilemektedir. Diğer taraftan ülkemizin
ekonomik yönden geri kalmış bölgelerinde iş
sahalarının olmayışı artan nüfusu göçe zorlamakta,
insanca yaşama sahası aramaya yöneltmektedir.
Güneydoğu Anadolu bölgemizdeki bölücü terör
olayları, kırsal kesimlerimizi göçe zorladığı gibi,
bölgemizdeki kasaba ve şehirlerde de yaşam ve buna
bağlı eğitim süreci olumsuz olarak etkilenmektedir.
Genel anlamda bütün bu sebepleri üst üste koyduğumuz
zaman ülkemizde ciddi anlamda büyük kentlerimize
göçler devam etmekte, demografik yapımızda sürekli
değişiklik olmaktadır. Nüfusun büyük kentlere akışı
durdurulamamakta, beraberinde ekonomik, sosyal ve
güvenlik sorunlarıyla birlikte önemli ölçüde eğitim
sorunu da yaratmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı'nın
büyük kentlere ilişkin planlamaları normal sürecin
dışında gelişmekte, sürekli olarak, göç sonucu
plansız artan öğrenci nüfusuna okullaşma ortamı
oluşturmak için fiziki mekan, okul, derslik ve
beraberinde donanım ihtiyaçlarını ortaya çıkaran
sürpriz tablolar çıkmaktadır. Bakanlık sivil toplum
kuruluşları ve hayırsever vatandaşların katkısı ile
sürekli okul yapılmakta buna rağmen derslik
sıkıntısı çekilmektedir.
Okul ve dersliklerin tamamlanması ile sorun
çözülememekte, beraberinde öğretmen ve çağdaş
donanım sorunu getirmektedir.
Kentlere göç devam ettiği sürece bu döngü sürekli
devam etmekte ve Milli Eğitim Bakanlığı fiziki
yatırımlarını yenilemek durumunda kalmakta, nitelik
ve nicelik arka planda kalmaktadır.
Eğitimden amaçlanan gerçek sonuçlar da elde
edilememektedir.
Diğer taraftan, kırsal alanlar boşalmakta, öğrenci
nüfusu köy ve kasabalarda azalmakta, okullar
boşalmaktadır. Bu bölgelerdeki öğretmenler de az
sayıda öğrenci bulunan sınıflarda ders vermekte,
büyük şehirlerin tersine gelişim yaşanmaktadır. Okul
binaları atıl kalmakta fakat, ekonomik harcama aynı
ölçüde devam etmektedir.
Görüldüğü gibi sosyal, siyasal ve ekonomik
gelişmeler diğer alanları etkilediği gibi eğitim
politikamızı da derinden etkilemektedir.
Ülkemizin ekonomik gelişmeyi, gelir dağılımını, iş
sahalarının bölgelere göre çeşitliliğini sağlamak
zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Aksi taktirde çarpık
bir şehirleşme hayatı ile birlikte, istediğimiz
anlamda eğitim, adalet, sosyal ve ekonomik
reformları sağlamamız gecikerek, ülke topraklarının
önemli bir kısmı tarımsal canlılığını yitirdiği gibi
insana dayalı bütün aktivitelerini kaybederek
ilerideki yıllarda önemli sosyal sorunlar ortaya
çıkacaktır.
Bölgelerimizin sanayi başkentleri ve arterleri ile
sanayi şehirleri oluşturmak, iş sahalarını yaymak,
göçü durdurmak zorundayız. Milletimizin ve ülkemizin
mutluluğu güçlü bir ekonomiden ve eğitimden
geçmektedir. ''İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın''
felsefesini asla unutmamalıyız. Cumhuriyet, güçlü
ekonominin destekleyicisi, bilimsel değerleri
özümsemiş, yüksek karakterli nesillerle
yaşayacaktır.
Recep Memiş
Kabataş Erkek Lisesi Müdürü
İçindekilere dönmek için tıklayın |