 |
|
|
Kurumsallaşmanın, geleneği
sürdürebilmek için gerekli olan en önemli etken
olduğunu bilen Kabataşlılar, bu konuda ciddi
adımlar atıyorlar. TEM’in Arıcılar mevkiindeki
Kabataş Erkek Lisesi’ne ait olan arazi için
hazırlanan proje de bunlardan
bir tanesi... |
|
|
|
Kabataş'ın Geleceği Burada Kuruluyor
Murat Soygeniş - Röportaj
Kabataş, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin önde gelen eğitim
ve kültür yuvalarından bir tanesi. Kabataş geleneğinin
başlıca ilkelerinden bir tanesi, her alanda çağdaş
standartları yakalamak. Bu kurumun olduğu kadar, bu
kurumdan yetişip hayata atılanların da öncelik verdiği
ilkelerden birisi...
Kurumsallaşmanın, geleneği sürdürebilmek için gerekli
olan en önemli etken olduğunu bilen Kabataşlılar, bu
konuda ellerinden geleni yapıyorlar. TEM’in Arıcılar
mevkiine yakın bir noktada bulunan ve Kabataş’a
bağışlanan arazi üzerinde, Kabataş’a yakışan bir
kompleks için gerekli olan taslak çalışmalarını yapan,
1978 mezunu, Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık
Fakültesi, Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi, Mimar / Doç.
Dr. Murat Soygeniş, iki Kabataş mezunu mimar arkadaşıyla
beraber hazırladıkları çalışmanın ayrıntılarını anlattı.
Projeniz hakkında bilgi verir misiniz?
Burası Kabataş Erkek Lisesi’ne bağışlanmış olan bir
arazi. Biz Kabataş mezunu olan üç mimar arkadaş bir
araya gelerek, bu arazi üzerine nasıl bir kompleks
yapılabileceğini düşündük. Bir proje planladık.
Kabataş’ın ciddi bir sosyal merkeze ihtiyacı var. Böyle
bir merkezin ihtiyacı ortada. Kabataşlılar Derneği’nin
öncülüğünde bir anket yapıldı. Bu ankete dernek üyesi
mezunlar katıldı. Onlara böylesine bir merkezde neler
görmek istedikleri soruldu. Onların istekleri
doğrultusunda bir proje hazırladık. Buna göre, 15 bin
metrekarelik arazi üzerine kurulacak olan bu sosyal
tesiste bir spor salonu, yüzme havuzu, balo salonu,
yemek salonu, müze gibi birimler olması öngörüldü.
Projenin hayata geçebilmesi için ne kadarlık bir
bütçe gerekli?
Bu arazi şu anda aslında yapı yapılabilir bir arazi
değil. Bu iznin alınması için gerekli olan çalışmalar
sürdürülüyor. Bu iznin alınmasından sonra aşılması
gereken en önemli sorun yeterli finans kaynağının
bulunması. Maliyet hesaplarına göre bu merkez 5-6 milyon
dolarlık bir yatırımı gerektiriyor. Bizim gönlümüzde
yatan da Kabataşlı arkadaşlarla birlikte bunu
planlayarak, projeyi geliştirmek. Düzenlenen anket
sonrasında belirginleşen beklentilerin karşılanmasını
sağlayacak çalışmalar yapmak. Kabataş Erkek Lisesi gibi
köklü bir okul için son derece geç kalınmış bir çalışma
bu. Zaten arazi verilir verilmez de projeyi hazırladık.
Şimdi Ankara’daki bürokratik işlemlerin sonuçlanmasını
bekliyoruz.
Kompleks kimlere hitap edecek?
Bu kompleksin sadece okulun ve mezunlarının
ihtiyaçlarına yönelik olarak mı yoksa herkese açık
olarak mı faaliyet göstermesi gerektiği konusu önemli.
Eğer sadece okulla ilişkili insanlara açık olacaksa,
ödenecek aidatlarla ayakta kalabilecek. Benim mensubu
olduğum Yıldız teknik Üniversitesi’nin de böyle bir
merkezi bulunuyor. Buraya gelebilecekler sadece okul
mezunları ve mensuplarından seçiliyor. Dışarıya açık
değil. Aynı şekilde Robert Kolej Mezunlar Derneği için
gerçekleştirdiğimiz bir ön proje çalışması sırasında da
aidatlar ve kaynak yaratma konuları sık sık gündeme
geliyor. Kabataş Erkek Lisesi’nin yeni sosyal merkezinin
bu anlamda nasıl bir yapısı olacağı ileriki dönemde
netleşecek. Bu konuda dikkate alınması gereken tek konu,
kaynağın ne kadar geniş tutulmak istendiğine karar
verilmesi. Ne kadar çok gelir elde edilmek isteniyorsa o
kadar insana açılmalı.
Projenin mimari anlamda değerlendirmesini yapar
mısınız?
Arazi son derece eğimli olduğu için, projede eğimi
kullanan bir kademelenme yaratmaya çalıştık. Tüm yapı
arazinin eğimine göre şekilleniyor. Bizim önerimiz,
projelendirdiğimiz bu yapının aşamalı olarak
yapılandırılması. Bu, yeterli finans sağlandıkça
bölümlerin eklenmesi anlamına geliyor. Arazi Arıcılar
mevkiinde. Hiç bir ulaşım sorunu yok. TEM’in Levent-Büyükdere
kavşağına yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta. Bina
tamamlandığında yapılması gereken, sabah-akşam Kabataş
ile arasında bir sefer yapılması. Bu sayede okulla
sosyal merkezin ilişkisinde süreklilik sağlanacaktır.
Biz Kabataş’ta aldığımız eğitimin karşılığını okulumuza
geri ödemek istiyoruz. Bu nedenle umarız Kabataş bizi
çalıştırır. Biz de bu karşılığı bir parça da olsa ödeme
olanağı bulabiliriz.
Projenin tanıtımı da son derece önemli...
Bu projenin hayata geçirilebilmesi için öncelikle
duyurulabilmesi gerekiyor. Kabataş’tan mezun olanların
hemen tamamı belli bir noktaya gelmiş durumda. Burada
önemli olan gelinen bu noktaların Kabataş’ın yararına
nasıl kullanılabileceğinin iyi tespit edilmesi ve buna
uygun hareket edilebilmesi. Bu proje için de aynı şey
geçerli. Her mezunun bu konuda bir şeyler yapması
gerekiyor. Biz bu projeyi hazırlarken hiç bir maddi
kaygı duymadan, hiç bir beklenti içine girmeden hareket
ettik. Herkesin böyle davranması gerekiyor. Bu proje
Kabataşlılar Derneği’nin bir hayali. Biz de emeğimizi
ortaya koyarak bu hayalin gerçeğe dönüştürülmesi için
elimizden geleni yapıyoruz. Bu tür sosyal merkezler
kurumsallaşmanın da bir göstergesi. Çağa ayak uydurma
kaygısı olan tüm kurumların bu tür adımları atması
gerekiyor.
Kabataş’tan mezun olduktan sonra yaptığınız
çalışmalardan söz eder misiniz?
Kabataş’tan mezun olduktan sonra İTÜ Mimarlık
Fakültesi’ne girdim. Fakülte bittikten sonra bir burs
kazandım ve ABD’de master yapabilme imkanını buldum.
ABD’de bir süre kaldıktan sonra Yıldız Teknik
Üniversitesi’ne geldim. Buradaki görevimi sürdürürken
bir yandan da, dışarıda çeşitli şekillerde projelendirme
çalışmalarımız oluyor.
Eşim de benimle aynı bursu kazanmıştı. Bu şekilde 8
yılımızı ABD’de geçirdik. Burada çeşitli projelendirme
faaliyetlerimiz oldu, kendi mimarlık stüdyomuzu da
kurduk. Geçtiğimiz sene de Amerikan Mimarlar
Enstitüsü’nün Baltimore biriminin çağrısıyla bir proje
sergisi açtık. Benzer bir sergiyi 1990 senesinde yine
Baltimore’da açmıştık. Burada mezuniyetimizden 2002
senesine kadar gerçekleştirdiğimiz projeleri sergileme
şansını bulduk. Aynı dönemde, master eğitimimizi
aldığımız Buffalo Üniversitesi’nin çağrısıyla da benzer
bir sergiye katıldık. İlki bir, ikincisi iki ay boyunca
izleyicilere açıktı. Bu çalışmalar sayesinde Türkiye’nin
ve yaklaşık on kadar projeyle birlikte Kabataş Erkek
Lisesi’nin de adını oralara taşıma şansını da elde
ettik.
Bu faaliyetlere katılmanızın önemi nedir?
Böylesi faaliyetler, Türkiye’deki mimarların çağın
neresinde olduklarının görülmesi açısından son derece
yararlı oluyor. Yabancıların Türkiye hakkında hiçbir şey
bilmediklerini üzülerek gördüm. Türkiye’de çağdaş
mimarlık üzerine son derece başarılı işlerin
yapıldığından haberleri yok. Bu sergiler, bir parça da
olsa bu tür önyargıların ya da bilgisizliklerin ortadan
kalkmasına vesile oldu. Bizim amacımız bundan sonra
katılacağımız bu tür aktivitelerde Kabataş için
hazırladığımız projenin detaylandırılmış şeklini de
sergileyebilmek.(Sergi ve projelerle ilgili bkz: www.soygenis.net)
Tek isteğim eşimle ve çocuğumla bu sosyal merkeze
giderek keyifli zamanlar geçirebilmek. Yoksa kağıt
üzerinde kalan projeler, hayata geçirilemezse hiç
kimseye bir fayda sağlamıyor
İçindekilere dönmek için tıklayın |