|
KABATAŞLI GENÇ MEZUNLAR “KABATASLAK PERFORMANS KUMPANYASI”
ADLI BİR GÖSTERİ GRUBU KURUYORLAR
Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olmuş ve daha önce okulda ve
okul dışında tiyatroda oynamış veya eğitimini almış
arkadaşlarımız bir araya gelerek “KABATASLAK PERFORMANS
KUMPANYASI” isimli bir grup kurarak hazırlıklara başlamışlardır.
Kendileri hakkında “performans sanatları” grubu açıklaması yapan
kurucu arkadaşlarımız ; kapılarının okuldan mezun olan herkese
açık olduğunu da ifade etmektedirler. Kuruluşlarını özellikle
okulumuzun 100. yıl kutlamalarına denk getiren Kabataşlılar ;
“Kabataş’ta Sanat Bir Gelenektir”
sloganı ile amaçlarını da kısaca özetlemiş olmaktadırlar.
Memleketimizde son yıllarda tiyatronun geldiği yerin pek iç
açıcı olmadığını vurgulayan arkadaşlarımız , eski tiyatro
eserlerinin de temcit pilavı gibi ısıtılarak önümüze
konulmasından sıkıntı duyduklarını söylemektedirler.Yanlarına
sanatın her dalında başarılı Kabataşlıları davet ederek , oyun
yerine ; bir “performans gösterisi” sunmak istediklerini
belirtmektedirler. Tiyatronun klişe kurallarını ve tabularını
yıkmak isteyen genç Kabataşlı kardeşlerimize ulaşmak için
E-posta: kabataslakperformans@yahoo.com adresini kullanabilir,
veya http//www.kabataslakperformans.blogspot.com sitesinden
bilgi alabilirsiniz. Biz de kendilerine başarılı çalışmalar
diliyoruz.
KABATAŞLILAR’DAN ANILAR
“Kabataşlılar’dan Anılar” köşemizde bu ay 1948 mezunu M. Emin
Can’ın bir okul anısını yayınlıyoruz:
ŞEY
Yıl 1948, aylardan Nisan, güzel bir bahar günü ve lise son
sınıftayız. 3. teneffüs önemli, çünkü en uzunu...Bu teneffüste
de bezden yaptığımız topla okul bahçesinde top oynadık. Zil
çalınca da apar topar sınıflara dağıldık. O günkü dersimiz
fizikti. Bu nedenle sınıfımıza değil rahmetli fizik hocamız Avni Kulen’in (sıfırcı Avni) nin dershanesine gidip kendisini
bekledik. Sınıfa girer girmez Sıfırcı Avni kan ter içindeki beni
hemen gördü. Aslında üç senedir hocanın en iyi talebelerinden
biri idim. Karnemde 3 yıl boyunca 9-10 dan aşağı not
görmemiştim. Herhalde o gün ter içindeki halimden hoca
hoşlanmamıştı. Yerine geçer geçmez “809 Emin Can tahtaya “ dedi.
Çaresiz tahtaya geçtim ve bir önceki dersi anlatmamı istedi.
Konuyu biliyordum hemen anlatmaya başladım:
“Şey Hocam...” Ben “Şey” der demez Avni Hoca: “ Duuuur,” dedi.
“O Şey dediğin nedir? Senin Türkçen bu kadar zayıf mıdır?
Türkçesi olmayan nasıl fizik öğrenir? Tahtanın soluna adını
soyadını numaranı yaz sonra da yanına sıfır koy ve geç yerine
otur” Hocanın dediğini aynen yaptım. Bu olaydan sonra da hayatım
boyunca “Şey”
kelimesini kullanmamaya özen gösterdim. Size de tavsiyem şey
kelimesinin ardındaki nesne ne ise her zaman onu kullanın , bu
kelimeyi boşluk doldurmak için kullanmayın
1948 yılı 6 Fen A mezunu 809 M. Emin Can.
“Seni hiç görmedik , ama ;
çok özledik be Atam...”
Kabataşlılar Derneği
KABATAŞLILAR DERNEĞİ YENİ EĞİTİM YILI BURSLARI İÇİN
BURS VERECEKLERİ BEKLİYOR
Kabataşlılar Derneği tarafından her yıl okulumuz öğrencilerine
verdiğimiz ihtiyaç bursları için burs verecek Kabataşlılar’ın ve
Kabataşlı yakınlarının ilgileri beklenmektedir. Burs
komisyonumuz tarafından seçilen bu yılki burs alacak
kardeşlerimiz Kasım başından itibaren her ay aylıklarını almaya
başlamışlardır. Üç yıldan beri 10 ay 60 YTL olarak ödenen burs
karşılıksız olup, bu yıl ayda 70 YTL ye yükseltilmiştir.
Derneğimizden okulumuzda okurken burs alan öğrenciler daha sonra
üniversiteyi de kazandıklarında bursları yüksek öğrenimlerinde
de devam etmektedir. Ayrıca her yıl okulumuzu bitirirken ilk üç
dereceye girenlere de yüksek öğrenimleri süresince derneğimiz
tarafından burs verilmektedir. Bu burslar Kabataşlılar Derneği
üyeleri ile hayırsever Kabataş Dostları
tarafından burs fonuna yapılan bağışlar ile verilmektedir. Burs
konusunda ne kadar fazla bursverene ulaşabilirsek daha fazla
Kabataşlı kardeşimize burs verebileceğimiz herkesin malumudur.
Arzu edenler Derneğimize ayda 70 YTL bağış yaparak bir Kabataşlı
Kardeşimize burs verebilir veya daha az bir para ile burs
havuzuna toplanan paraya katkıda bulunabilirler.
KABATAŞLI GÖZÜYLE:
BİR KARDEŞİMİZİN OKUMASI İÇİN SİZ DE
KATKIDA BULUNMA GURURUNU YAŞAYIN
Nejat GÖZEN-69
Kabataşlılar Derneği'mizin “Burs Fonu” konulu bir faaliyeti var.
Derneğimiz ; okulumuzda okuyan ; başarılı ama maddi durumu
yetersiz öğrencilere parasal katkı sağlıyor , aylık katkılarla
ellerinden tutuyorlar.Geçenlerde sordum ; anlattılar. Önüme
gelen herkese anlatıyorum . Sizlerle de paylaşmak istedim. Önce
; “ hangi öğrencilere ?” sorusu akla geliyor. Cevap şöyle ;
temel 3 kıstas var : Lisemizde okuyan , başarılı ve maddi durumu
yetersiz…Ancak öğrenci, ilk üç derece ile mezun olursa ; ve
üniversite kazanırsa ; üniversitede de başarılı olması koşuluyla
; burs almaya devam ediyor. Sonraki soru ; “ burs alacaklar
nasıl seçiliyor…?” Dernek bünyesinde 3 kişilik bir komite var.
Okul idaresi ile çok sıkı işbirliğindeler.
Bütün çabaları , tartışmaları ; “Doğru Öğrenci”yi bulabilmek.
İşleyiş şöyle :Rehber öğretmenler ve öğretmenler tavsiye
ediyorlar.
Okul idaresi inceliyor ve burs taleplerini , derneğe iletiyor.
Komite burada devreye giriyor.
Çok sıkı bir “tahkikat” ve “takip” söz konusu. Çok titiz
davranmak zorundalar …
Çünkü ; maalesef , varlıklı talebelerin de , burs almak için
başvurdukları görülmüş.
Sonra , yapılan incelemeler sonucu , burs alacaklar
belirleniyor.
Burs kazanan talebeye , onu onurlandırarak deniyor ki ;
“……Yavrumuz , sen başarılı bir talebesin. Karnen harika . Ayrıca
ilk yarı bak teşekkür de getirdin.
Artık senin bir ikinci velin de var.Her ay hesabına 70.- ytl
yatıracak. Güle güle kullan…Sen bunu
hakettin……Başarılarının devamını diliyoruz……..”
Talebe , velisini görmüyor , kim olduğunu bile bilmiyor. Veli de
öyle ; adından başka ; tanımıyor talebesini.
Ancak veliye yıl sonu şöyle bir yazı geliyor :
“ Sn…………… , Burs Fonu’muz kanalı ile velisi bulunduğunuz ………..
……….. , sınıfını teşekkürle/takdirle geçmiş olup ; notları ve
teşekkür/ takdir belgesi fotokopisi ilişiktedir…………………”
Bursun sonraki yıllarda da devamı ; talebenin başarısının
devamına bağlı.
Burs alan talebelerin, yüklendikleri sorumluluk ile ;
başarılarının arttığı görülmüş.
Bundan büyük keyif olur mu …! Neyse ; devam ediyorum…
Peki , veli olmak için ne yapacağız.? Birinci yol ; “…Bire bir…”
denen yol..
Yani derneğimin belirlediği 70.- ytl’yi , her ay aşağıda
yazdığım banka hesaplarına yatırmak , ya da aynı miktar için
kredi kartından çekme izni vermek.
Ne ; taahhüt var , ne de imza falan. Yapmanız gereken ,
kendinizin belirlediği bu bedeli , düzenli olarak her ay
yatırmak. Hepsi bu. Artık bileceksiniz ki ; bir talebeniz ve bir
sorumluluğunuz var.Genç kardeşimiz de bilecek ki ; artık bir
velim daha var…
Olabilir ki ; bizlere rakam fazla geldi…
O zaman şart değil 70.-ytl…Burs Fonu bağışlarının ; alt ,üst
limitleri yok.İsterseniz ; 10,20,30….Kısaca siz ne dilerseniz.
İşte bu noktada ; ikinci yol devreye giriyor.Adına “havuz”
deniyor.
Mesela , benden 10,sizden 30 , bir başkasından gelen 20 liralar
bu havuzda toplanıyor.
Ve öğrenciye ; “…..velilerinden gelen 70.-ytl …..”diye , yine
onurlandırarak aktarılıyor..Ve uygulama devam ediyor.
Bir kardeşe anlatırken , şöyle sordu :” Bizim 2 oğlumuz var.Kız
öğrenci istesek olur mu ?...”
Sordum. “Tabii olur , neden olmasın ..” dediler. Bu da keyfin
bir başka yönü.
Bir ağabeyin sorusu da şöyleydi :” Okulun açılmasını mı
bekleyeceğiz ? Bu ay başlasak olur mu?”
İstediğimiz zaman başlayabileceğimizi öğrendim
Kabataşlılar Derneği’m , şu anda ; 26’si üniversitede okuyan 87
talebemize burs veriyor.
Ayrıca, burs alan öğrencilerimizi ; tiyatro,sinema ,kültürel
gezi gibi etkinliklerden de , havuzdan sağladığı olanaklarla ,
bedelsiz faydalandırıyor. Biz Kabataşlılara düşen sadece elimizi
uzatmak.
Mesela 2 rakı parasına …Mesela birkaç sigara parasına.
“….okulumuza ve Atatürk ilkelerine sıkı sıkıya bağlı bu
kardeşlerimize….” yardım ; inanın zor değil.
Dediğim gibi küçücük bir fedakarlık ; hepsi bu. Yapın hesabınızı
, zor olmadığını göreceksiniz.
Bizim, millet olarak , bu ülke coğrafyası olarak , yapımızda
zaten bu yok mu ?
Birine ne kadar kızsak da ; başı sıkıştığında yanında olmaz
mıyız. ?
“Ben Kabataşlıyım” dediğinizde , gece yatağınıza yatıp ;
kendinizle bir başınıza kaldığınızda , bu genç kardeşimizi de
hatırladığınızda , göreceksiniz ; iki damla huzur gözyaşı
süzülüverecek yanaklarınızdan.
Buna ; haz diyorlar. "Kabataşlılık" diyorlar .Mahrum etmeyin
kendinizi.
Sevgi ve saygılarımla
Not : İlgili banka ve hesap numaraları şöyle :
YKB Merkez Şube 65360506 nolu hesap.
İŞ Ortaköy Şube 375623 nolu hesap.
FİNANSBANK Ortaköy Şube 0012790459 nolu hesap.
“...Eğitim sorunu çağın gereklerine uygun
bir yapılanma ile çözüldüğü takdirde, Türkiye Cumhuriyeti bütün
sorunlarını kısa sürede aşabilecek bir güce kavuşacaktır. Büyük
Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Kutsal Cumhuriyet de; gerçek
ilmin ışığında ilelebet yaşayacaktır. Kabataş Erkek Lisesi 100.
yılına başarılı bir şekilde koşarken, yine Büyük Önderimiz
Atatürk’ün ifadesinde yer alan :
“...Cumhuriyet
Sizden Fikri Hür, Vicdanı Hür, Nesiller İster, Cumhuriyet İlmen
ve Fikren Kuvvetli Muhafızlar ister...”
sözünü okulumuz kendisine rehber edinmiştir...........”
( Müdür’ümüz Recep Memiş’in
3 Haziran 2007 tarihli Pilav Günü’ndeki konuşmasından
alınmıştır.)
AÇILIŞTA OKUNAN “KABATAŞLILAR BİLDİRİSİ” ALKIŞLARLA
KARŞILANDI
CUMHURİYETİMİZİN 84. YILDÖNÜMÜNÜ
“CUMHURİYET BALOSU” İLE KUTLADIK
BALO SIRASINDA MEZUNİYETLERİNİN 15.YILINI
KUTLAYAN 92 MEZUNLARI DA ANI PLAKETLERİNİ ALDILAR
Hoparlörde Ata’mızın sesi duyuldu: “Türk Milleti Bayramınız
Kutlu Olsun” diyordu CD deki sesi ve nutkuna devam ederek “ Ne
Mutlu Türküm Diyene” diyerek ünlü konuşmasını sonlandırıyordu.
Hepimizin alkışları ile inledi Hamdi Saver salonundaki
“Cumhuriyetimizin 84. Yılını Kutlama Balosu” ... Daha sonra bir
“Ti” sesi ile şehitlerimize saygı duruşunda bulunduk ve hep
beraber İstiklal Marşı’mızı coşku ile söyledik. Hepimiz
günlerdir devam eden şehitlerimiz ile ilgili haberler ile
üzgündük, bu baloyu yapıp yapmamak konusunda çok düşündük.
Kabataşlılar Derneği olarak Ata’mızın ilk Cumhuriyeti kurduğu
günün gecesinden beri yaptırttığı Cumhuriyet Baloları’nı biz de
yıllardır takip ederek bir gelenek haline getirmiştik ve
Cumhuriyet Balosu yapılmalıydı... Orada eğlenmek değil, milli
hislerimizle coşmalı, şehitlerimize Cumhuriyetimiz’e sahip
çıktığımızı yapılacak konuşmalar ve kutlamalar ile ispat
etmeliydik. İşte 29 Ekim 2007 Pazartesi gecesi okulumuz Hamdi
Saver salonunda böyle bir hisle “Cumhuriyet Balosu”nda
Kabataşlılar olarak buluştuk. Balonun bir diğer özelliği de 1992
mezunları ile başlayarak mezuniyetlerinin 15. yılını
kutlayanlara birer Anı Plaketi verilecek olmasıydı. 71
arkadaşımız o gece hem arkadaşları ve hocaları ile buluştular,
hem de anı plaketlerine kavuştular. Balonun sunucusu profesyonel
bir radyo DJ si olan Kabataş mezunu arkadaşımız “şeker çocuk”
lakabıyla anılan Cüneyt Vural. Gecenin müziklerini günün
anlamına yakışır seçimleri ile Dj Sinan Uçan dinletti. 1992
lilerin yanında geceye katılanlar arasında Talip Çolak, Prof.
Necdet Aras, Ender Akacanlar ve arkadaşları, 1988, 1982, 1970
mezunlarından gruplar ve yönetim kurulu üyelerimiz aileleri ile
birlikteydiler. Protokol masasında ise okul müdürümüz Recep
Memiş’in rahatsızlığı sebebiyle müdür başyardımcımız Emeti
Akanpınar, eski okul müdürümüz Korel Haksun, emekli edebiyat
öğretmenimiz Oktay Tuncer ve eşi ile yönetim kurulu üyelerimiz
yer aldılar.Feriye Lokantası’nın lezzetli menüsü ile başlayan
balo başkan İlhan Orhun’un “hoş geldiniz” konuşması sonunda
Şeker Bayramında gazetelerde yayınlanan “Kabataşlılar Bildirisi”
ni okumasıyla salon alkışlardan inliyordu , bildiriyi kaleme
alan Anıl Cansızoğlu’nu da hep beraber tebrik ettik. Kokteyl ve
sonrası yemek salonunda Nabi Cücük, Ali Polat ve Pınar Tuba
Biçmen tarafından çekilen fotoğraflarla gecemiz
ölümsüzleştirildi. Balo öncesi verilen kokteyl ile yemek
arasında davetliler deniz kenarına giderek muhteşem havayi fişek
gösterisini izlediler. Geçen yılki baloda Nabi Cücük’ün
sahiplendiği havayi fişek gösterilerine bu yılda başkan İlhan
Orhun sahip çıkarak “ Bu gösteriye çok masraf ettik ama, sizler
için değdi” diyerek herkesi güldürdü. Yemeğin sonlarına doğru 92
lilerin Anı Plaketi Törenine geçildi. Sahneye sınıf sınıf davet
edilen 92 liler anı plaketlerini İlhan Orhun, Emeti Akanpınar,
Oktay Tuncer, Taner Kıral , Talip Çolak ve Necdet Aras’ın
ellerinden aldılar ve hatıra resimleri çektirdiler, içlerinden
çok heyecanlananlar mikrofonu ellerine alarak duygularını
açıkladılar, “Kabataşlılar Ölür ama Kabataşlılık Ölmez” diye
sloganlar yaratanlar bile oldu. Eski Başkanımız Taner Kıral da
gecenin başında konuşmayı düşünmediğini ama yaşananlardan çok
duygulandığını söyleyerek mikrofonu alarak memnuniyetini dile
getirdi. Şeker Çocuk Cüney’in mikrofona çağırdığı meslektaşı
Kabataşlı Hopdedik Ayhan da bir konuşma yaparak plaket alanları
tebrik etti. Balo herkesin ellerinde Türk Bayrakları ile
birlikte söylenen 10. Yıl Marşı ile devam etti. Son saatler ise
çalan coşturucu müziklerle Nejat Gözen ile Dr. Gülşah Oktay’ın
dans shovları ve onları görerek coşan katılımcıların dansları
ile devam etti. Gece sonunda Derneğimize organizasyon için
teşekkür edenler birbirleri ile vedalaşarak en kısa sürede
tekrar beraber olabilmek dilekleri ile ayrıldılar.
AVRASYA MARATONU”NDA KOŞAN KABATAŞLILAR
DAHA SONRA BİZİMLE BERABER OLDULAR
SEZONUN İLK “DOSTLAR KAHVESİ”NDE
KATILIM REKORU KIRILDI
Kabataşlılar Derneği olarak yıllardır her ayın son Pazar günü
yapmakta olduğumuz ve bir gelenek haline gelen “Dostlar Kahvesi”
adlı açık büfe kahvaltımızın bu eğitim sezonundaki ilkini 28
Ekim 2007 Pazar günü rekor bir katılımla gerçekleştirdik. Yaz
tatili sonrası ilk ayın son pazarı Ramazan ayına geldiği için
katılımın az olacağı düşünülerek Dostlar Kahvesi geçen ay
yapılmamıştı. Bu sebeple Dostlar Kahvesinde tahminen 350 kişilik
bir katılımla rekor kırıldı. İlginin büyük olmasının
sebeplerinden biri de havanın çok güzel olması ve kahvaltının
deniz kenarında açık havada yapılması , aynı gün Asya ile Avrupa
arasında Boğaz Köprüsü yoluyla yapılan “Avrasya Maratonu” nuna
katılan Ali Polat liderliğindeki Kabataşlıların da koşu
sonrasında kahvaltıya katılmalarıydı. Ali Polat köprü üstünden
de katılım grubu ile okulumuzu beraber gösteren resimler
çekmişti. Kahvaltının en küçük katılımcıları ise Engin Aydın,
Altan Işıltan ve Emre Acar’ın kucaklarda gelen bebekleriydi.
Kahvaltının resimlerini Nabi Cücük yeni makinesi ile çekerek
ölümsüzleştirdi. Mezuniyetlerinin 50. yılını dolduranlar grubu
yine bizlerle
birlikteydiler. Kahvaltıya 2000 yılı sonrası 7 sene içinde mezun
olan Kabataşlılar da kalabalık gruplar halinde katılmışlardı. Bu
kadar kalabalık bir katılımcı olmasına rağmen açık büfe
kahvaltıda soframız hiç yiyeceksiz
kalmadı, gelenler beraberlerindeki yiyecekler ile katkıda
bulunarak sofrayı donattılar. Sonuçta açık büfe her zamanki gibi
“Bereketli” oldu. Kahvaltı sonrası herkes Kasım ayının son Pazar
günü yapılacak olan “Dostlar Kahvesi”nde buluşmak üzere
vedalaşarak ayrıldı.
KABATAŞLILAR DERNEĞİNİN GAZETELERDE YER ALAN BİLDİRİSİNİ
GENEL İSTEK ÜZERİNE
OKUYAMAYAN KABATAŞLILAR İÇİN TEKRAR YAYINLIYORUZ:
SİZ HAİNSİNİZ
BİZ KABATAŞLIYIZ. 100 yıldır bu topluma sayısız bilim
adamı, devlet adamı, sanatçı, yazar, doktor, mühendis, yargı
mensubu, yönetici yetiştirmiş bir irfan yuvasının; ülkemizin 81
iline yayılmış bireyleriyiz.
Camiamızın renkleri olan Kırmızı; şanlı bayrağımızdan, Siyah;
Balkan Şavaşında verdiğimiz şehitlerimizden bize yadigardır.
Ülkemiz için kurulduğu günden bugüne ona hizmeti şeref sayan bir
camianın fertleri olarak; terörü ve onu yokmuş gibi göstermeye
çalışıp ülkemizin birlik ve beraberliğini içine sindiremeyen tüm
kişi ve kurumları ESEFLE KINIYORUZ.
Bu ülkenin gençlerini zehirleyen ve hatta şehit etme cüretini
gösteren hainler ve onların tüm siyasi uzantıları UNUTMAYIN.
Dil, din, ırk farkını gözetmeksizin kardeşçesine,
Çanakkale’de, Kurtuluş Savasında biz buradaydık,
İlk Meclis kurulurken biz buradaydık,
Cumhuriyetin tüm devrimlerinde biz buradaydık,
Köylerimize ilk yollar okullar yapılırken biz buradaydık,
Şehirlerimize sanayi kurarken biz buradaydık,
Üniversitelerimizin temelleri atılırken biz buradaydık,
Çağdaş değerlere sahip bir ülke olmak için çalışmak gerektiğinde
biz hep buradaydık,
Bugün şehitlerimiz için ağlıyoruz ama yine de biz buradayız.
Hep burada olacağız.
UNUTMAYIN. SİZ HAİNSİNİZ. BİZ KABATAŞLIYIZ.
KABATAŞLILAR DERNEĞİ
SEVİNDİKLERİMİZ
• Okulumuz 2000 yılı mezunlarından Hande DEMİRTAŞ 3 Kasım 2007
de evlendi.
• Okulumuz mezunlarından Başak Alan Tansu Yeşisoy ile 27 Ekim
2007 de evlendi
ÜZÜLDÜKLERİMİZ
• Okulumuz 1947 yılı mezunlarından Derneğimizin 1902 numaralı
üyesi uzun yol kaptanı Ferit BİREN 26 Ekim 2007 tarihinde bir
ameliyat geçirmiştir.
• Okulumuz 1952 yılı mezunlarından Derneğimizin 2916 numaralı
üyesi K. Tarık TOKER’in eşi Şevkat TOKER 01.Temmuz 2007
tarihinde vefat etmiştir.
• Okulumuz 1947 mezunlarından Necat EREN 13 Kasım 2007 tarihinde
vefat etmiştir.
KABATAŞLILAR DERNEĞİ’NİN GENÇLİK KOMİSYONU “Genç-KEL”
ÇALIŞMALARINA TEKRAR BAŞLADI
Son bir senedir üyelerinin üniversite imtihanları ve vatani
görevleri sebebiyle aktif olamayan Kabataşlılar Derneği Gençlik
Komisyonu “Genç-KEL” 2007 mezunlarının bayrağı devralmasıyla
tekrar faal duruma geldi. Kabataşlı duruşunu ilke edinen
Genç-KEL yeni mezun olan Kabataşlıların birlik ve beraberliğini
sağlamayı, öğrenci
kardeşlerimize yardımcı olmayı ilke edinmiştir. Komisyonumuzun
organizasyonları hakkında htt://groups.yahoo.com/groups/genckel
adresinden bilgi alabilirisiniz. Şu anda yeniden faaliyete geçen
Genç-KEL Yiğit TÜZE, Eren SERDAR, Abdullah YILMAZ, Faruk ERKAL,
Zeynep DANIŞ, Tülay POLAT, Elif FINDIKOĞLU, Özgür ZÜLFİKAROĞLU
ve Yavuz Emre YEŞİL’den oluşmaktadır.
KABATAŞLILAR DERNEĞİ OLARAK AVRASYA MARATONUNA KATILDIK
28 Ekim 2007 günü yapılan Avrasya Maratonuna Kabataşlılar
Derneği üyesi arkadaşlarımız da katılarak bu geleneksel halk
koşusunda Kabataşlıları temsil ettiler. Resimde arkadaşlarımız
Boğaz köprüsü üzerinde bu anı fotoğrafını çektirirken sağ arka
köşeden de okulumuz Kabataş Erkek Lisesi görülüyor.
KOMİSYONU ÜYELERİMİZ (GENÇ-KEL) 29 EKİM YÜRÜYÜŞÜNE KATILDI
Derneğimiz Gençlik Komisyonu üyesi arkadaşlarımız (genç-KEL)
ile halen okuyan Kabataşlı kardeşlerimiz 29 Ekim 2007 gecesi
yapılan Cumhuriyet Yürüyüşü’ne katılarak Okulumuz ve Derneğimizi
temsil ettiler. Resimde Kabataş Erkek Lisesi flaması altında
arkadaşlarımız yürüyüş sırasında görülüyorlar. |