|
PİLAV GÜNÜ ÖNCESİ SON
“DOSTLAR KAHVESİ”Nİ 27 MAYIS
PAZAR GÜNÜ
KANTİNİMİZİN ÖNÜNDE YAPTIK
Kabataşlılar Derneği tarafından
her ayın son Pazar günü
yapılmakta olan ve bir gelenek
haline gelen “Dostlar Kahvesi”
adı altındaki açık büfe sabah
kahvaltısının sonuncusunu 27
Mayıs 2007 Pazar günü sabahı
okulumuz kantini önünde güzel
bir havada yaptık. Derneğimiz
yönetim kurulu üyelerinin kendi
imkanları ile hazırladıkları
kahvaltı büfesine gelen
katılımcılar da poğaca ve börek
tepsileri ile katkıda
bulundular. Her kahvaltımıza
katılan “Reçel Anneler” gurubu
da yine bizlere katılmışdı.
Kahvaltının sürprizi 8 aydır
vatani görevini yapmakta olan
kendi deyimi ile “Emekli çavuş “
Gençlik Komisyonu başkanımız
Serdar Özuslu’nun da tezkere
alarak aramıza dönüşü oldu.
“Pilav Günü” komitemizin
vazgeçilmez yöneticisi ve eski
yönetim kurulu üyemiz Emre Acar
da yine Pilav Günü arifesinde
geçen yıl doğan oğlu Efe’yi
getirmişti. Efe’nin 1. yaş
gününü de bu seneki Pilav
Günü’müzde kutlamayı
düşünüyoruz.Ali Polat yine
kahvaltımızın resimlerini
çekerek anılaştırdıktan sonra
başka bir festivale katılmak
üzere erken kaçtı. Artık
kahvaltılarda bizimle birlikte
olmaya alışan okulumuzda okuyan
ve yatılı olan Kabataşlı
kardeşlerimiz de yine bizimle
birlikteydi. Günün iki sohbet
konusu vardı ki, ilki
Fenerbahçe’nin Şampiyonluğu
ikincisi ise bir hafta kalan
Pilav Günü idi. Haziran ayının
son Pazar günü yapılacak olan ve
daha sonrası 2 aylık tatile
girileceği için son olacak
Dostlar Kahvesi’nde buluşulmak
üzere sözleşerek kahvaltıdan
ayrıldık.
“PİLAV GÜNÜ” HEYECANIMIZI
BU YIL MEZUNİYETLERİNİN 60 YILI
PLAKETİNİ
ALAN AĞABEYLERİMİZ İLE YAŞADIK
Tarih 3 Haziran 2007 Pazar...
Saat 10.00 u gösteriyor... Yer,
bugüne kadar toplam 42 bin kadar
öğrencinin eğitim aldığı ve
önümüzdeki 2008 yılında 100.
kuruluş yılını kutlayacağımız
okulumuz, asırlık çınar
ağacımız, Kabataş Erkek
Lisesi... Ön bahçe, sahil
şeridi, sınıflar ve koridorlar
genci, yaşlısı ama ortak
noktaları KABATAŞLI olanların
“KIRMIZI...SİYAH...KABATAŞ...”
üçlemeleri ile inliyor...
Bahçede Kabataş renklerindeki
bayrakların altına girmiş
gençler, en çok da daha 10
senelik geçmişleri ile Kabataşlı
kızlarımızın sesleri çıkıyor.“EN
BÜYÜK KABATAŞ BAYRAMI GELENEKSEL
PİLAV GÜNÜMÜZÜ KUTLUYORUZ.” Bu
arada her yıl Üsküdar’dan kalkan
ve Beşiktaş’a uğrayarak okula
motorla gelen Kabataşlıların
organizasyonunu bu sene
üstlenmiş olan Nejat Gözen
kardeşimiz ve ekibi de bu sefer
Kadıköy’den başlayarak Üsküdar,
Dolmabahçe, Beşiktaş’ta bekleyen
120 kadar Kabataşlıyı alarak
motorla tören başlamadan okul
sahiline yanaşıyorlar.
Kadıköy’den binecek diye
heyecanlandığımız Zeria Bali
hocamız maalesef doktorları
müsaade etmediği için motora
binemeyerek bizlerle olamıyor.
Motoru sis bombaları, korna
sesleri ve renkli fişekler ile
sahilde çoşkulu bir şekilde
karşılıyoruz. Bu yıl her seneki
Pilav Günlerinden daha fazla
nostalji yaşanıyor. Çünkü tören
sırasında en ön sıralarda
nüfusları eski ama gönülleri
genç, mezuniyetlerinin 60. yılı
“Anı Plaketi”ni almaya gelmiş 60
Kabataşlı ağabeyimiz heyecanla
oturuyorlar. 60 yıldır okula
gelememişlerin yanında adını sık
sık duyduğumuz bazı
ağabeylerimiz de onların
arasında yer alıyorlar. Mesela
Hakkı Devrim, Cahit Kocaömer,
Kaya Turgut, Süleyman Seba,
Erdoğan Tanaltay, Anuştekin
Tokgöz gibi... Onlar bizlerden
daha da heyecanlılar. Bazılarına
hayat arkadaşları, eşleri,
bazılarına ise çocukları veya
torunları eşlik etmişler. Okunan
İstiklal Marşı ve saygı
duruşundan sonra Okul Müdürümüz
Sayın Recep Memiş’in “Hoş
Geldiniz” konuşması ile törene
başladık. Toplantılarımızın
vazgeçilmez sunucusu edebiyat
öğretmenimiz Gülşen Yarlı’nın
güzel sunumları ile sırasıyla
Okul Müdürümüz Sayın Recep Memiş,
okuyan bir öğrenci kardeşimiz,
Dernek Başkanımız Sayın İlhan
Orhun, Vakıf Başkanımız Sayın
Erol Demirdöven ile Vakıf
Onursal Başkanımız Sayın Cahit
Kocaömer konuşmalarını yaptılar.
Sıra ödül törenine geldiğinde
söz verdikleri halde
rahatsızlanıp gelemeyen 9
ağabeyimizin haricinde gelen 60
ağabeyimiz anı plaketlerini
aldılar. İçlerinden bazıları
ödüllerini kendileri gibi
Kabataş’ta okumuş oğulları,
torunları ve yeğenlerinin
ellerinden alma mutluluğunu
yaşadılar. Resmi tören sona
erdiğinde sıra okulu gezmeye,
eski arkadaşlarla hasret
gidermeye, sponsor masalarını
dolaşmaya geldi. Bazıları da
okudukları sınıfları bularak
ders gördükleri sıralarında
oturarak eski hayallere
daldılar.Öğleyin karavanalar
sahile sıralandı, derneğimiz ile
sponsorlarımızdan Emin Catering,
Sütaş ve 81 mezunlarının
birlikte hazırladıkları etli
pilav, ayran ve tulumba
tatlısından oluşan menü hep
birlikte yenildi. Sahilde
kurulan sahnede Kabataş
Orkestrası dinlenildi, Kabataşlı
Doktorlar masası, Yaz Yemeği
rezervasyon masası, Vakıf ve
Mezunlar derneği masaları
ziyaret edildi. Kabataşlılar
Derneği masası ziyaretçiler ile
dolup taştı. Her yaştan üyemiz
aidatlarını yatırırken
adreslerini güncelleştiriyor,
bülten alıyor ve 100 kadar da
kardeşimiz yeni üye olmak üzere
müracaat ediyordu. Dernek
masasındaki arkadaşlarımız gün
bitene kadar yemek dahi
düşünmeden özveri ile çalıştılar
ve saat 16.00 ya geldiğinde
Kabataşlılar birbirleri ile
vedalaşarak seneye buluşmak
üzere sözleşip okuldan ayrılmaya
başladılar. Organizasyonun
sorumlusu dernek üyesi
arkadaşlarımız tekrar ortalığı
toplayarak son enerjilerini de
tükettiler. Daha sonra geçen yıl
Pilav Günü doğan ve bu sene
Pilav gününde 1 yaşına giren
Pilav Komitesi sorumlusu Emre
Acar’ın oğlu minik Efe’nin doğum
gününde rahatlamak ve pilav
gününe kadar geçen bir haftanın
stresini atmak üzere
Kabataşlılar Evi’ne gitmek üzere
okuldan ayrıldık.
KABATAŞLILAR DERNEĞİ
SPONSORLUĞUNDA İSTANBUL MUSİKİ
VE KÜLTÜR DERNEĞİ’NİN
TÜRK SANAT MÜZİĞİ KONSERİNDE
SOLİST YILDIRIM BEKÇİ BİZLERLE
OLDU.
Her yıl okulumuzda Mayıs ayının
son haftasında yapılmakta olan
Kültür etkinliklerinin son
gecesindeki Türk Sanat Müziği
Konserine sponsor olan
Kabataşlılar Derneği bu yıl da
17. si yapılan etkinliklerde 1
Haziran 2007 Cuma gecesindeki
organizasyondan sorumlu oldu ve
solist olarak Yıldırım Bekçi’yi
zevkle dinlediğimiz bir konser
izledik. Üyelerinin çoğunluğunu
Kabataş mezunlarının teşkil
ettiği ve çalışmalarını da
okulumuz salonlarında yapan
İstanbul Musiki ve Kültür
Derneği her yıl Kültür
Şenliğinin son gecesinde
Kabataşlılar Derneği ile
yaptıkları müşterek bir
organizasyon ile Türk Sanat
Müziği Konseri yapmakta ve Hamdi
Saver salonundaki konserler de
büyük bir beğeni ile
izlenmektedir. Bu yıla kadar
konserlerde şefliği üstlenen
Necdet Tokatlıoğlu’nun ayrılması
üzerine bu seneki konseri yeni
şef İstanbul Radyosunun hoca
sanatçısı Asuman Görgün Aslım
hanımefendi yönetti. Konserin
ilk bölümünde derneğin korosunda
yer alan solistler sıra ile
sevilen Türk Sanat Müziği
eserlerini solo şarkılar ile
seslendirirken salondaki
izleyicilerde bu güzel eserlere
zaman zaman eşlik ettiler.
Konserin ikinci bölümünde önce
şef Asuman Görgün Aslım’ı sazlar
eşliğinde solo şarkılar ile
dinledik. Kabataş mezunu olan
eşi de bizlerle beraber izleyici
olarak konserdeydi. Alkışlarla
izlenen solosundan sonra Asuman
Görgün Aslım “Şimdi de radyodan
yakın arkadaşım ve gecenin
sürpriz misafiri Yıldırım
Bekçi’yi davet ediyorum” diyerek
sahneye çağırdı. Yıldırım Bekçi
okuduğu hicaz makamındaki
eserler ile gönüllerimizi
fethetti. Bir ara Hırsız Polis
dizisi ile tanınan “Gecenin
Karanlığında” adlı eserden bir
kuble okuması üzerine
dinleyicilerin ısrarı ve dernek
başkanımızın ricası üzerine
şarkı salondakilerin eşliği ile
birlikte söylenildi. Son bölümde
koro yine beraber ve solo
şarkılarla geceyi sonlandırdı.
Kabataş’ta henüz okuyan ve Türk
Sanat Müziği aşığı iki
kardeşimizin sahnede verdikleri
çiçekler ve başkanımızın da
teşekkürleri ile konser son
bulurken gece kulaklarımızda hoş
bir seda olarak kaldı.
MAYIS AYI KONUĞUMUZ 1955
MEZUNU AĞABEYİMİZ YARGITAY
ONURSAL
CUMHURİYET BAŞSAVCISI SABİH
KANADOĞLU BİZLERLE BERABERDİ
Kabataşlılar Derneği’nin aylık
söyleşilerinin bu ayki konuğu
1955 mezunu ağabeyimiz Yargıtay
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı
Sabih Kanadoğlu 30 Mayıs 2007
akşamı Hamdi Saver salonunda
bizlerle birlikte oldu.
Geçirdiği rahatsızlık sebebiyle
söz verdiği halde söyleşiye
katılabilmesi son iki güne kadar
kesinleşemeyen Kanadoğlu 1948
mezunu Cevdet Kihtir ağabeyimizi
ve Kabataşlı kardeşlerini
kıramayarak toplantıya geldi.
Hamdi Saver salonunu dolduran
Kabataşlılar ile basın
mensuplarının büyük bir ilgiyle
izlediği söyleşiye erken gelen
Sabih Kanadoğlu ile eşi bir süre
okulumuz sahilinde dinlendikten
sonra salona geçtiler. Türkçe
öğretmenimiz Gülşen Yarlı’nın
kısa bir biyografisini okuduğu
Sabih Kanadoğlu alkışlar
arasında sahneye davet edildi.
Şöyleşiyi de dernek eski
başkanlarımızdan Taner Kıral ev
sahipliği yaparak yönetti. 1938
yılında Menemen’de doğan Sabih
Kanadoğlu 1955 de Kabataş Erkek
Lisesini ve sonra da Hukuk
Fakültesini bitirdikten sonra
sırası ile hakimlik, Cumhuriyet
Savcılığı, Ağır Ceza Mahkemesi
Başkanlığı, Adli Yargı Komisyonu
Üyeliği görevlerinde bulunmuş,
1994 ve 1998 yıllarında 2 defa
Yargıtay 11. Daire Başkanlığına
seçildikten sonra Cumhurbaşkanı
Necdet Sezer tarafından Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığına
seçilmiştir. Yargıtay Onursal
Cumhuriyet Başsavcısı olarak
emekli olmuştur. Söyleşinin
yapıldığı 30 Mayıs günü de dahil
olmak üzere Cumhuriyet
Gazetesinde yazıları çıkan Sabih
Kanadoğlu söyleşinin ilk
dakikalarında Kabataşla ilgili
anılarını anlattı ve seneler
sonra yine okulda kendini evinde
gibi huzurlu hissettiğini
söyledikten sonra konusu “Çağdaş
Demokrasi ve Türkiye” olan 45
dakika süren söyleşisine
başladı. Atatürkçülük, Laiklik
Kavramı, bunun dünyada ve
Türkiye’deki yerini anlatan
Kanadoğlu “Bugün için umudumuz
gençlerimiz yani çocuklarımız
ama onlara gerekli ilgiyi yeteri
kadar göstermedik zannediyorum”
diyerek konuşmasını sona
erdirdi. Şöyleşinin 2. yarısında
ise daha önce yazılı olarak 22
kişinin verdiği 26 adet soruyu
Sabih Kanadoğlu , Taner
Kıral’dan tek tek alarak 45
dakika boyunca cevaplandırdı.
Dernek Başkanımız İlhan
Orhun’unteşekkür ederek verdiği
amblemimizi taşıyan tabağı alan
Sabih Kanadoğlu alkışlar
arasında sahneden indi. Arzu
edenlerin katıldığı, yönetim
kurulumuzun ev sahipliğini
yaptığı Feriye Lokantası
sahilindeki sohbet yemeğine sıra
gelmişti. Gece geç saatlere
kadar boğaz kıyısında, köprünün
renklere büründüğü şovunun
önünde ve güzel bir mehtap
eşliğinde eski hatıralar
konuşuldu, hocalar anıldı,
toplantıda konuşulamayanlar
gecenin konuları oldu.Dernek
Yönetim Kurulu üyelerimiz, okul
müdürümüz Recep Memiş ve Sabih
Kanadoğlu ile eşi ve Cevdet
Kihtir ağabeyimiz ile kızının
katıldığı yemek zevkli geçen
saatlerden sonra herkes iyi
geceler temennisi ile
vedalaştılar ve gece son buldu.
1956 MEZUNU AĞABEYİMİZ
SÜLEYMAN SEBA İLE BİRLİKTE
YEDİĞİMİZ SOHBET YEMEĞİNDE “ANI
TABAĞI”MIZI HEDİYE ETTİK
1956 mezunumuz Süleyman Seba
ağabeyimizi Beşiktaşlı olsun
veya olmasın, sporla ilgisi olsa
da, olmasa da tanımayan yoktur.
O Beşiktaş’ın “Efsane
Başkanı”dır. Türk futbol
dünyasına adını altın harflerle
yazdırmış yaşayan bir futbol
tarihidir. 61 yıl önce mezun
olduğu okulu Kabataş Erkek
Lisesi’ni ve Kabataşlı
kardeşlerini hiç unutmadığı gibi
her davet edildiğinde ister
tören olsun, ister söyleşi
muhakkak gelir ve bizlerle olur.
İşte 18 Mayıs 2007 Cuma akşamı
da okulumuz bahçesindeki Feriye
Lokantası’nda Kabataşlılar
Derneği üyelerimizden bir kısmı
Süleyman Seba ağabeyimiz ile hem
yemek yediler hem de eski
Kabataş anıları ile futbol
dünyamızın geçmişi üzerine
sohbet ettiler.Dernek Başkanımız
İlhan Orhun, eski
başkanlarımızdan Taner Kıral,
yönetim kurulu üyelerimizden
Anıl Cansızoğlu ve Cevat Ongun
ile Suat Nazaroğlu , Nejat Genç
ile Talip Çolak’ın katıldıkları
yemeğin sonunda Süleyman Seba’ya
gecenin anısına ve şimdiye kadar
Kabataşlılar Derneğine
gösterdiği yakın ilgi nedeniyle
üzerinde Kabataş Logosu’nun yer
aldığı bir “Anı” tabağı hediye
edildi. Geç saatlere kadar süren
sohbet yemeğinden yaşayan bir
tarih ile birlikte olmanın tadı
ile Süleyman Seba ağabeyimiz ile
vedalaşarak dağıldık.
OKUL MÜDÜRÜMÜZÜN PİLAV GÜNÜ
YAPTIĞI KONUŞMA : KABATAŞ ERKEK
LİSESİ BÜYÜKLÜĞÜNÜ
MEZUNLARINDAN ALMAKTA VE ONLARLA
GURUR DUYMAKTADIR
Sayın Vakıf Onursal Başkanları,
Sayın Vakıf Başkanı,
Kabataşlılar Derneğinin
Saygıdeğer Başkanı, Değerli
Kabataşlılar, Saygıdeğer
Konuklar,Basınımızın Değerli
Temsilcileri,100 yıla yakın
eğitim ve kültür hayatımıza
önemli katkılarda bulunmuş olan
Kabataş Erkek Lisesinin,
kültürel faaliyetleri arasında
yer alan ve Kabataşlılar
arasında dostluk dayanışma ve
vefa örneğini teşkil eden en
büyük Kabataş Şöleni Pilav
Günümüze hoş geldiniz. Hepinizi
saygı ve sevgiyle
selamlıyorum.Bilindiği üzere
Kabataş Lisesi kurulduğu 1908
yılından itibaren ulu bir çınar
ağacı gibi ülkemizin dört bir
yanına kök salmış,
Cumhuriyetimizin çağdaş, güçlü
ve Atatürkçü en özenli eğitim
kurumlarından birisi olup,
Türkiye’mizin eğitimde
nitelikli, kalitede öncü ve
başarılarında Türkiye’mize
yıldızlar yetiştiren saygınlığı
kabul edilmiş önemli bir kültür
yuvasıdır. Ülkemizin Çağdaş
Medeniyet yolunda başarmak
zorunda olduğu en önemli ülke
sorunlarından biri şüphesiz ki
Eğitimdir. Eğitim alanında
yapacağımız gelişmeler ülkemiz
nüfusunun çağın gereklerine
uygun olarak yetiştirilmesi
güçlü bir Türkiye için
vazgeçilmez bir zorunluluktur.
Eğitim sorunu çağın gereklerine
uygun bir yapılanma ile
çözüldüğü takdirde Türkiye
Cumhuriyeti bütün sorunlarını
kısa sürede aşabilecek bir güce
kavuşacaktır. Büyük Atatürk’ün
bizlere emanet ettiği kutsal
Cumhuriyetle gerçek ilmin
ışığında “ilelebet yaşayacaktır.
Kabataş Erkek Lisesi 100. yılına
doğru başarılı bir şekilde
koşarken, yine Büyük Önderimiz
Atatürk’ün ifadesinde yen alan
“Cumhuriyet Sizden Fikri Hür,
Vicdanı Hür Nesiller İster,
Cumhuriyet İlmen ve Fikren
Kuvvetli Muhafızlar İster”
sözünü kendisine rehber edinmiş
okulumuz, Cumhuriyeti Çağdaş
Medeniyet seviyesinin üzerine
çıkarma ülküsü doğrultusunda
öğrencilerini yetiştirmekte ve
ülkemizin hizmetine sunmaktadır.
Kabataş Erkek Lisesi bugüne
kadar yetiştirdiği nitelikli
insan gücü ile ülkemize başarılı
hizmetlerde bulunmuş,
mezunlarının üstün hizmet
anlayışı ve başarıları ile
övünmüştür. Kabataş Lisesi
büyüklüğünü ve gücünü gerçekte
mezunlarından almaktadır ve
onlarla gurur duymaktadır.
Bilindiği gibi okulumuz Anadolu
Lisesi statüsünde olup, hazırlık
+ 4 yıl eğitim veren bir orta
öğretim kurumudur. Yabancı Dili
İngilizce, ikinci yabancı dili
Fransızcadır. Bugün itibarıyla
28 derslik, 3 Fen Bilimleri, 2
Bilgisayar, 1 Sosyal Bilimler
Laboratuarı, Kapalı Spor Salonu,
Kütüphane, 2 Resim, 2 Müzik
Atölyesi şeklinde yapılanmıştır.
15 sınıfında ve
Laboratuarlarında bilgisayar,
internet ve projeksiyon destekli
interaktif sisteme dayalı ders
yapabilmektedir. Okulumuzun
pansiyon binası dahil her
yerinden kablolu ve kablosuz
sınırsız internet erişimi mevcut
olup, kantin ve bahçe alanında
da kablosuz internet hizmeti
verilebilmektedir. Saygıdeğer
Kabataşlıl Kabataş Erkek Lisesi
sistematik olarak bir devlet
lisesi olmakla birlikte aynı
zamanda Vakıf destekli bir
eğitim kurumudur. Kabataş Lisesi
Mezunlarının kurduğu Kabataş
Erkek Lisesi Eğitim Vakfı elde
ettiği gelirlerinin önemli bir
kısmını her ay başta
personel-güvenlik ve temizlik
ihtiyacı ile gerekli, araç ve
gereç alımında harcamakta ve
okulumuza destek olmaktadır. Gün
geçtikçe artan okul ihtiyacı ve
yapılarımızın tarihi olması
sebebiyle ortaya çıkan onarım
zorunluluğu bütün Kabataşlılara
okulumuzun yanında olma ve
destek verme zorunluluğunu
ortaya çıkarmaktadır. Diğer
taraftan Kabataş Lisesi
Mezunlarının kurduğu
Kabataşlılar Derneği önemli bir
sivil toplum kuruluşumuz olup,
her geçen gün artan bir destekle
okulumuz öğrencilerine burs
vermekte ve yardımlarını
okulumuza yöneltmektedir.
Okulumuza katkıda bulunan Vakıf,
Dernek ve tüm kuruluşlar ile
Kabataşlılara teşekkür ediyorum.
Kabataş Camiası bugün, Okul
Müdürlüğü, Eğitim Vakfı ve
Kabataşlılar Derneğinden oluşan
güçlü bir sacayağı yapısına
sahiptir. Bu sacayaklarından her
biri çok önemlidir ve
gereklidir. Bu üç kuruluşun tek
ve önemli amacı Kabataş Erkek
Lisesini daha güçlü daha
başarılı ve daha çağdaş bir
kurum olarak yaşatmaktır. Bunun
için okul, vakıf ve dernek bir
bütünlük ve dayanışma ile
hareket etmeli güçlü bir Kabataş
ailesi yaratmalıdır.Pilav
gününün amacı Kabataş
mezunlarını ve dostlarını bir
araya getirmek, birlik,
kardeşlik, dayanışma içerisinde
bir bütünlük ortaya çıkarmaktır.
Bugün burada sergilenen barış
kardeşlik ve sevginin, ülkemizin
her köşesinde her kurumunda ve
her insanında hâkim olması
düşüncesiyle, tekrar hoş
geldiniz diyor, Hepinizi saygı
ve sevgiyle selamlıyorum.
RECEP MEMİŞ
Kabataş Erkek Lisesi Müdürü
Bugün Ortaköy'de, «60'ıncı
yıldönümü»nü
kutlayan hortlaklardan biri
de benim
Hakkı DEVRİM
Boğaziçi Üniversitesi'nde bir
toplantıdaydık. Pek güzel yüzlü
bir kız öğrenci geldi, bana
doğru eğildi.
– Siz geldiğinizde dikkat ettim,
dedi; yakanız boştu.
Anlamadım dediğini.
– Bakın size bir rozet getirdim.
Takar mısınız, dedi.
Baktım, Kabataş rozeti.
Benimkini ne zaman kaybettiğimi
hatırlamıyorum. Taktım yenisini
yakama. Torunum yaşındaki okul
arkadaşıma teşekkür ettim.
Nasıl sevindiğimi anlatamam.
Masamdaki takvime iliştirdim
rozetimi, bu sabah unutmayayım
diye.
Evet, Ortaköy'deyiz bugün.
Kabataşlıların pilav günü.
Birkaç ay önce gene okuldaydık.
Okul arkadaşım olan torunlarıma
pilav günü de birlikte
olacağımızı söyledim.
– İhmal etmeyin ama, söz
verdiniz, bekleyeceğiz, dediler.
Onlar cıvıl cıvıl salonda, ben
sahnedeyim.
– Neden bu kadar kararlı
olduğumu da anlatayım size.
Yıllar önce gene lisede, bu
salondaydık. 1997 yılıydı. Ben
de sahnede sebilhane bardağı
gibi yan yana dizilenler
arasındayım. Mezuniyetimizin
50'nci yılını kutluyoruz.
Yerimize oturduk. Kürsüden
teşekkür edenleri, okul
hatıralarını anlatanları
dinliyoruz. Sağımda Nurullah
Gezgin oturuyor, solumda Nüzhet
Parkan. (Bugün onlarla bir kere
daha bir arada olma şansından
mahrumum.)
Kürsüdekilerden biri dikkatimi
çekti. Oraya çıkanların hepsi,
bizim gibi ellilikler. Başka
sınıflardan da olsa, adını
hatırlamadıklarımızın bile
yüzleri çok tanıdık. Ama bir
süredir kürsüde bir şeyler
anlatan biri var ki, onu hiç mi
hiç tanımıyorum.
Nüzhet'in hafızası kuvvetlidir.
Ona eğildim:
– O konuşanı tanıyor musun,
dedim. Ben çıkaramadım.
– Çıkaramazsın, bizden değil.
– Ya kimlerdenmiş? Tanımadığımız
bir öğretmen filan mı?
– Yok oğlum, dedi; o hortlak
takımından biri. Boşuna yorma
nazik kafanı.
– Sululuğu bırak şimdi.
– Yahu hortlak dedim ya. Onun
altmışıncı yılıymış. Başka da
altmışlık yok, bak etrafta.
Bir süre gözlerimi ayıramadım,
mezuniyetinin altmışıncı yılını
tek başına kutlamaya gelmiş olan
Kabataşlıdan.
Bugün rıhtımda birçok altmışlık
bir arada olacağız, diye
çıkacağım evden. Unutmadım,
rozetimi taktım. Umarım onu bana
hediye eden torunumu da orada
tekrar göreceğim.
Hava güzeldir inşallah, mektebin
rıhtımını çok severim. Birçok
arkadaşımı bir kere daha görmek
ümidiyle oradayım. Yetmişinci
yıla kadar da sabredecek değiliz
ya! (Nüzhet olmayınca,
hatırlayamadığım adları ben kime
soracağım bugün? O adlarıyla
kalmaz, numaralarını da
fısıldardı kulağıma!)
Biz Boğaz çocukları, bir gün
Kabataş Liseli olmak ümidiyle
büyürdük. Benim Beşiktaş 1.
Ortaokulu diye gittiğim mektep
de bir yıl öncesine kadar
Kabataş'ın orta kısmıydı. Bütün
Boğaz'da bir de Feyziâti Lisesi
vardı, adı sonradan Boğaziçi
Lisesi olan. Arnavutköy ve
Bebek'te Amerikan Kız Koleji ve
Robert Kolej ile karşıdaki
tepede Kandilli Kız Lisesi.
Kabataş ile Kandilli devlet
okullarıydı; diğerleri özel,
paralı okullar. Ve mevcudumuz bu
okullardan ibaretti. Ha bir de
Ortaköy'den Kuruçeşme'ye uzanan
yolun hemen başında, o da
rıhtımda yer alan Gaziosmanpaşa
Ortaokulu.
Boğaz köyleri, savaş yıllarında,
çok mütevazı ailelerin oturduğu
semtlerdi. Çoğu yalılarda mesken
tutmuş, Bebek'te, Yeniköy'de,
Sarıyer'de, Anadolu kıyısında
varlıklı ailelerin ahfadına da
rastlanırdı belki, ama sahiden
zengin aileler tek tek sayılacak
kadar azdı. Onların çocukları da
herhalde paralı okullara
giderdi.
Ben bizim sınıfın yarıya
yakınının, kışın giyecek
paltosu, pardösüsü olmadığını
biliyorum. Üstlük asacak
kancaların çoğu, kış aylarında
da boş dururdu. Kantinden her
gün gidip istediğini alabilen
mutlu çocuklar parmakla
sayılacak kadar azdı o zamanlar.
Benim çocuklarım, onların
çocukları da özel-paralı
liselerde okudular. Öğrenci
hikâyeleri hâlâ eksilmedi
evimizde. Bu sayede okullarda
havanın ve kürsülerdeki
hocaların ne kadar değiştiğinden
haberdarım.
Bir karşılaştırma yaparken gene
de duraksarım. Bizim
hocalarımızı benim gözümde o
kadar büyüten, yoksa onların
«rahle-i tedrîsinde»yken, bir
bacaksızlar ordusunun efradından
ibaret oluşumuz muydu, diye?
Kadın öğretmen hemen de hiç
yoktu, diyebilirim. Biz son
sınıftayken iki hanım geldi
nihayet. Zamanla çoğaldılar.
Liselerimizin adında o zaman
«Kız» ve «Erkek» kelimeleri de
mutlaka bulunurdu; yanlış bir
mektebe başvurmayalım, diye
herhalde. Söylemiştim galiba.
Ben hâlâ irkilirim, bir kız
çocuğu Kabataş, Galatasaray,
İstanbul Lisesi mezunuyum,
dediği zaman.
– Daha neler estağfurullah,
diyesim gelir de söylemem.
Bugün, cıvıl cıvıl bir
kalabalığın içinde yalnızlığımı,
daha doğrusu fazlaca
azalmışlığımızı görerek
hüzünlenir miyim, diye bir
endişem de yok değil.
Çoğu, benim üzerimde de derin
izler bırakmış olan
hocalarımızı, mektebin
koridorlarında dolaşır,
sınıflara girip çıkarken, hâlâ
bir aradaymışız gibi, daha çok
hatırlıyorum, daha çok
hissediyorum.
Bugün, tertemiz havasını bir
kere daha içime çekerek mutlu
olacağım bu yuva, benim için
dünyanın gelmiş geçmiş en önemli
mektebi.
Hatırlayabildiğim en eski
arkadaşlarımla, yılda veya on
yılda bir de olsa,
buluşabildiğim başka bir yer var
mı?
13 HAZİRDAKİ YAZ YEMEĞİMİZDE
“KABATAŞ AİLESİ” OLARAK
BERABERLİK ÖRNEĞİ SERGİLEDİK
13 Haziran 2007 Çarşamba gecesi
Kabataşlılar Derneği’nin
Geleneksel Yaz Yemeği’nin
“KABATAŞLILAR” için ayrı bir
önemi vardı. Çünkü o gece her
yaştan ve Kabataş’ın başka
derneklerinden olsun, Eğitim
Vakfımızdan olsun veya hiçbir
derneğe üye olmasın, bütün
katılan Kabataşlılar bir birlik
ve beraberlik sergileyerek
“Kabataş Ailesi” olduklarını
ilan etmiş oldular.Feriye
Lokantası’nın sahilinde yapılan
yemekte kimler yoktu ki?
Kabataşlılar Derneği’nin yönetim
kurulu üyelerinin ev
sahipliğinde, Okulumuz müdürümüz
Recep Memiş, müdür
başyardımcımız Emeti Akanpınar,
müdür yardımcımız Şemsettin
Dana, Beşiktaş İlçe Milli Eğitim
Müdürü Şeref Çalışır, Kağıthane
İlçe Milli Eğitim Müdürü Servet
Bakırcı, Kabataş Eğitim
Vakfı’nın Başkan yardımcısı
Prof.Naci Karaağaç ile Vakıf
Yönetim Kurulu üyeleri, Talip
Çolak ile Prof. Necdet Aras ve
mütevelli heyetinden bir grup
arkadaşı, Kabataş Mezunlar
Derneği başkanı Ümit Pınaroba ve
yönetim kurulu üyesi Hale Acun
ile mezuniyetlerinin 40. yılı
anı plaketini alacak olan 1967
mezunu 40 ağabeyimiz ile eşleri
ve çocukları... Gece boyunca hep
birlikte eğlendik, eğlendirdik,
anılarımızın arasına bu geceyi
de katmış olduk. Aylardır süren
araştırmalar sonucu ancak 1967
mezunu 40 ağabeyimize
ulaşabilmiş ve onları davet
edebilmiştik. Son gün son
dakikaya kadar da gelen
rezervasyonları kabul etmemize
rağmen tam 145 kişi olarak
Feriye’nin bize ayrılan yerini
doldurduk.Gecenin müziklerini 67
liler arasından kendi lise
yıllarının müziklerini
arşivleyen Melih Nevşehirli
ağabeyimizin hazırladığı cd
lerden dinledik. Kokteyl sonrası
yemek son dakikaya kadar hasta
olduğunu bilerek üzüldüğümüz ve
sürpriz şekilde gelerek
mikrofona sahip çıkan Nabi
Cücük’ün konuşması ile başlamış
oldu. İlk konuşmayı yapan dernek
başkan yardımcısı Cevat Ongun
katılanların tek tek adlarını
saymadan “HOŞGELDİNİZ KABATAŞ
AİLESİ” diyerek bir bütün
olduğumuzu ifade etti ve
yurtdışında olduğu için aramızda
olamayan ama kalbi ve aklı
bizlerle orada olan Dernek
başkanımız İlhan Orhun ile
Yönetim Kurulu üyeleri adına iyi
eğlenceler dileyerek konuşmasını
bitirdi. Sırası ile misafir İlçe
Milli Eğitim Müdürlerimiz, Okul
Müdürümüz Recep Memiş, Vakıf
Başkan Yardımcımız Naci
Karaağaç, Okul Aile Birliği
Başkanı ile Mezunlar Derneği
başkanı Ümit Pınaroba’nın
konuşmaları sonrasında sıra anı
plaketlerinin verilmesine
gelmişti. Prof. Osman İnci ile 3
Fen D li arkadaşları tam 17
Kabataşlı başlarında Kabataş
Amblemli şapkalar ile gelerek
anı plaketlerini Okul Müdürümüz
Recep Memiş’ten aldılar ve hemen
okul girişindeki merdivenlere
koşarak gecenin anısına toplu
halde resim çektirdiler.Diğer
sınıflardan geceye katılan 67
mezunları da üçerli, dörderli
gruplar halinde sahneye çıkarak
ödüllerini misafir protokol ile
eski dernek başkanlarının
ellerinden aldılar. Gecelerin
vazgeçilmez sunucusu Nabi Cücük
de bu görevini yönetim kurulu
üyelerimiz Dr. Gülşah Oktay ile
Pınar Tuba Biçmen’e devretmiş
olmanın rahatlığı içindeydi.
Yine de katılanları Türkiye’nin
çeşitli bölgelerinin oyunları
için sahneye davet etmekte
hızını alamayınca 10. yıl
marşını söylemek için
sabırsızlanan Anıl Cansızoğlu
“Korkarım Nabi bölge kalmayınca
Asurlular ile Hititlileri de
çağırmaya başlayacak” diye
endişesini belirtirken herkes
gülmekten kendilerini alamadı.
Arnavut havalarından, roman
havalarına, Kafkas müziklerinden
Karadeniz müziklerine hepsi
çalındı ve ortaya çıkanlar
hünerlerini sergilediler. Geç
saatlere kadar süren eğlencenin
sonunda Beşiktaş Belediyesi’nin
sponsor olarak dağıttığı
bayrakları ellerinde sallayan
Kabataşlılar hep beraber 2 defa
tekrarlanan 10. yıl marşı ile
geceyi noktaladılar.Geceye
katılanlar ev sahibi
Kabataşlılar Derneği yönetim
kurulu üyelerine teşekkür ederek
ayrılırken 50 ve 60. yıl plaket
törenlerinde buluşabilme sözleri
ile evlerinin yollarını
tuttular. Ev sahibi Kabataşlılar
Derneği üyeleride astıkları
bayrak ve afişleri toplayarak
geceyi sonlandırdılar.
DERNEĞİMİZİN DESTEK OLDUĞU
“KABATAŞ ERKEK LİSESİ 17. KÜLTÜR
VE SANAT ŞENLİĞİ” HAREKETLİ
GEÇTİ
Her sene Mayıs ayının son
haftası yapılmakta olan ve
okulda okuyan kardeşlerimizin
kendi çalışmaları ve imkanları
ile hazırladıkları, Derneğimizin
de destek olduğu Kültür ve Sanat
Şenliği’nin 17. si de bu sene
30-31 Mayıs ve 1 Haziran 2007
tarihlerinde yapıldı. Yoğun bir
program ile hareketli ve neşeli
geçen etkinliklerin bu yılki
sürprizi diğer İstanbul
okullarında okuyan öğrenci
kardeşlerimizin de davetli
olmalarıydı. Okulumuz sahili 3
gün süresince adeta bir panayır
havasına bürünmüş, dondurmacısı,
kumpircisi, dönercisi,
şapkacısı, tişortcusu sahili
doldurarak etkinlikleri
renklendirmişlerdi. Şenlik
boyunca okulumuzdaki
kardeşlerimize destek vermeye
çalışan Kabataşlılar Derneği
geçen senelerde olduğu gibi
sabah kahvaltısı ve bazı
konserler ile söyleşi
yapacakların irtibatını
üstlenmişti. Simit, peynir,
domates ve salatalıktan oluşan
sabah kahvaltısının teminini
üstlenmiştik. Bu seneki
etkinlikler sergiler, konserler,
söyleşiler ile film gösterileri
olarak 4 bölümden meydana
gelmişti. Dolu dolu bir izleyici
grubuna da hitap etti. İlk gün
yapılan açılış konuşması
sonrasında her sabah film
gösterilerinde “Amelie”, “Leon”,
“Karanlıkta Dans” filmlerini
seyrettik. Konuşmacılar ise
“Tarihçi yazar” Hıfzı Topuz,
Tanınmış spor adamı ve yazar
Rıdvan Dilmen, radyocu Cem
Arslan ve Cezmi Ersöz ile Rıfat
Ilgaz’ın oğlu Aydın Ilgaz idi.
Konserlerde okulumuz pop ve
folklor orkestralarını, Gamgama
grubunu, Bülent Ortaçgil,
Galatasaray Lisesi Orkestrası,
Zardanadam grubunu, Direkt-4 ü,
Çengelli İğne ve Gripin
gruplarını izledik ve dinledik.
Tiyatro olarak da
“Mahşeri-Cümbüş” adlı oyunu
seyrettik. Şenliğin son gecesi
okulumuzda çalışma yapan
İstanbul Kültür ve Musiki
Derneğinin Kabataşlılar Derneği
sponsorluğunda Yıldırım
Bekçi’nin de solist olduğu Türk
Sanat Müziği Konseri ile sona
erdi.
PİLAV GÜNÜ SPONSORLARIMIZA
TEŞEKKÜRLER
Kabataşlılar Derneği olarak
Pilav Günü’müzde bizi yalnız
bırakmayarak destek veren
aşağıdaki sponsorlarımıza
teşekkür ederiz.
Ana Sponsorumuz:
Netron Teknoloji
Diğer Sponsorlarımız:
Beşiktaş Belediyesi
Emin Catering
Sütaş
Finansbank
Rehau Pencere Sistemleri
Best FM
Kanal D
88 Mezunlarımız
KABATAŞLI ÖĞRENCİLERİN
SANDALLA KAÇTIKLARI DENİZ
YOLUYLA BU DEFA
ÖĞRETMENLERİMİZİ KAÇIRDIK
Son dört yıldan beri okulumuz
öğretmenleri ile kurul
toplantısı sonrası yaptığımız
motor gezisini bu sene de 18
Haziran 2007 pazartesi günü
Boğaza Rumeli Kavağı’na yaptık.
Bütün sene Kabataşlı öğrencileri
yetiştirebilmek için büyük bir
özveri ile çalışan
öğretmenlerimizi son kurul
toplantısının ardından bir motor
gezisine çıkartıp onlara birkaç
neşeli saat geçirmelerini
sağlamayı bir görev bildiğimiz
Kabataşlılar Derneği olarak bu
sene de okulumuz sahiline
yanaşan ve her sene bizi taşıyan
Ali Kaptan yönetimindeki Morfil
adlı motora öğretmenlerimiz
aileleri ve çocukları ile
birlikte bindik. Başta müdürümüz
Recep Memiş, müdür
başyardımcımız Emeti Akanpınar
ve müdür yardımcıları da bizimle
birlikte olup okulda da yakında
dünya evine giren müdür
yardımcısı Altuğ Keskin hocamızı
nöbete bırakmışlardı. Dernek
başkanımız İlhan Orhun yurt
dışında, yönetim kurulu üyeleri
de hafta içi görevlerinde
oldukları için Kabataşlılar
Derneği’ni ev sahibi olarak
başkan yardımcısı Cevat Ongun
ile dernek sekreterlerimiz
temsil ettiler. Yola çıktıktan
sonra herkesin ağzında bir
espiri dolaşmaya başlamıştı:”
Öğrencilerimiz çağırdıkları
sandallarla sene içinde deniz
yoluyla okuldan nasıl
kaçıyorlarsa biz öğretmenler de
senede bir kere aynı yolu
deneyerek okuldan kaçıyoruz.”(
Bu okuldan kaçma espirine sebep
öğretmenlerimizin de aslında o
gün tam mesaide görünmeleri ve
idari izinle geziye gelmeleri
yüzündendi.) 1.5 saatlik bir
yolculuk sonrası Rumeli
Kavağında hep birlikte balıkları
ve midye tavaları yedik. İki
saatlik moladan sonra da yine
motora binerek dönüş yolunu
tuttuk. Dernek olarak her
toplantımıza katılıp bizleri
yalnız bırakmayan ve güzel sesi,
özel
sunumları ile bizlerle olan
Türkçe öğretmenimiz Gülşen
Yarlı’ya da gezi sırasında bir
anı plaketi vererek teşekkür
ettik. Dönüş yolunda herkes
keyiflenmişti. Çekilen toplu ve
ikili, üçlü hatıra resimlerinden
sonra Müzik öğretmenimiz Işılar
Tangut ve Beden eğitimi
öğretmenimiz Aysun
Türkmenoğlu’nun liderliğinde
korolar oluşturulup şarkılar,
türküler, marşlar söylendi,
çoşanlarda oynadılar. Saat 17.00
sıralarında okulumuz sahiline
motordan inilirken katılanlar
birbirlerine iyi tatiller
diliyor Derneğe de seneye yine
beraber olma dileği ile teşekkür
ediyorlardı.
PİLAVA GELEN HOCALARIMIZ İLE
HASRET GİDERDİK, GÖZLERİMİZ
GELMEYEN HOCALARIMIZI ARADI
Sabanur DEMİRİZ-96
Pilav günümüzü çok güzel
geçirdik. Uzun bir gün oldu. 96
mezunları olarak katılım fena
değidi ama daha iyi de
olabilirdik. Öğretmenlerimizi
göremedik. Gözlerimiz çok aradı
onları ama birkaçı hariç
yoktular...
Hep çok zarif bulduğum Rabia
hocam, etrafı hep sevenleri ile
sarılı olduğu için sadece
selamlaşabildiğim ama hiç sohbet
edemediğim Oktay hocam, güler
yüzü ile bizi karşılayan ama
benim, yüzünde hep gizli bir
hüzün hissettiğim Ayşen hocam,
her seferinde ışıldayan gözleri
ile bizi karşılayan , her zaman
derin bi saygı duyduğumuz Mehmet
Genç hocam, resim dersini pek
sevmesem de , sevenleri çok iyi
anladığını düşündüğüm Mehmet
Balta hocamız pilavda bizimle
beraber olan öğretmenlerimizden
bazılarıydı. Ama
Lise yıllarımda bazı
arkadaşlarım çok zor bir hoca
olduğunu düşünse de benim hep
hayran olduğum Oya Aksoy hocam,
bizi çok sevdiğini bildiğimiz ve
bizim de onu çok sevdiğini
bildiğimiz İbrahim Aktay, hiç
sevmediğim geometri dersinde
bize yıllar sonra bile gülerek
anlatacağım anlar yaşatan Zarif
İncetürk, kahkahası ile bize
pozitif enerji veren Özden
Yaltırakla yüzündeki tebessümü
sevdiğim Meliha Kesemen,
disiplinini pek çok arkadaşım
ser bulsa da benim kendine has
tarzını sevdiğim ve yıllardır
gömediğim
serviste anaç uyarılarını
aldığım, sözlüye kaldırdığında
da sorularını cevaplandıramazsam
mahçup olurum duygusuyla
kalbimin çarpıntısını
duyabildiğim Remziye hocam,
derslerinde gülme krizine
girdiğimiz “felsefe mantık dersi
nasıl bu kadar eğlenceli
olabilir” diye düşündüğüm Mehmet
Çayoğlu hocamız, şu anda hemen
aklıma gelmese de bizde iz
bırakan , emek veren pek çok anı
bırakan hocalarımızı aradı
gözlerimiz. Bir dahaki sefere
onların katılımını nasıl
sağlayabiliriz, acaba
kırgınlıkları mı var, yoksa
pilava gelmelerini engelleyen
sağlık problemleri mi var, yoksa
biz onları özlerken onlar
bizleri özlemediler mi?
Ki buna inanmam, Ben pilavda
onları da görmeyi çok isterdim,
çünkü ben onları özledim.
“DELİ” HASTA OLSA DA
“DELİ” ASKER OLSA DA
ADI “KABATAŞ DELİSİ”DİR
Nejat GÖZEN-69
• Pilav gününün ertesi gün İzer
Çulhağil ağabeyin ameliyatı
vardı. Anıl İzer Ağabeyi pilava
getirtmek için tam teşeküllü
ambulans bile hazırlatmıştı ama
doktorlara olan saygıdan dolayı
bu işten vazgeçildi. İzer Ağabey
“ Bir görüneyim” diye gittiği
hastanede tutuklu kalınca
pilavdan da oldu... “Bilseydim
tutuklu kalacağımı pilav
sonrasında giderdim” dediyse de
oldu bir kere...
“Kabataşlılık “ söz konusu
olunca akıllı tek kişi gördünüz
mü?
• “Kabataşlılık” bir “Sevda
Deliliği”dir kardeşler...Tıpkı
Serkan’da olduğu gibi...
Askerliğini yapıyor,
birliğine yeni gitmiş ve çarşı
iznine çıkmış... Baktım ki okula
giden teknede karşımda...
“Firardayım Ağabey, ve de
pilavdayım...kaçırır mıyım
hiç...” dedi. Pilavdan erken
ayrılıp zamanında birliğine
dönecek olması içimi rahatlattı.
Sanki “Kabataşlılık” söz konusu
olduğunda “Deliler dünyasıdır
Kabataş”
“Deli “Hasta olsa da...
“Deli” Asker olsa da...
Adı “Kabataş Delisi” dir. Çünkü
onlar sadece “ KABATAŞLILAR”
dır.
SEZONUN SON “DOSTLAR KAHVESİ”
2006 VE 2007 MEZUNLARI İÇİN
ADETA
“YAZA HOŞ GELDİN” PARTİSİ OLDU
Her sene olduğu gibi yaz
tatiline girmeden son “Dostlar
Kahvesi”ni bu yıl da 24 Haziran
2007 Pazar günü yine okulumuz
sahilinde kantinin önünde
yaptık. Kabataşlılar Derneği
tarafından her ayın son Pazar
günü yapılan “Dostlar Kahvesi”
adlı açık büfe sabah kahvaltısı
24 Haziranda 5. yılını doldurdu
ve eylül ayında tekrar başlamak
üzere tatile girdi. Her ay
çeşitli yaş gruplarından
mezunların katıldığı Dostlar
Kahvesinde bu ay 2006 mezunları
ile diplomalarını 2 gün önce
alan 2007 mezunları çoğunluğu
teşkil ediyorlardı. Havanın
aşırı sıcak olması , herkesin
tatil yerlerine kaçması
özellikle eski mezunların
katılımlarının azalmasına sebep
olmuş ama öğretmenlerimizin bir
kısmı bizimle olmuşlardı. Dernek
yönetim kurulu üyelerimizden
kahvaltı nöbetinde olanlar
sabahın erken saatlerinden
itibaren mutfağa gelerek
hazırlıkları tamamlamış, saat
11.00 de her zamanki gibi
eksiksiz ve zengin bir açık büfe
ile katılımcıların karşısına
çıkılmıştı. Havanın sıcağına
rağmen deniz kenarında zaman
zaman esen rüzgar bizi
serinletti. Hatta kahvaltı
bittikten sonra bile
katılımcılar tentelerin
gölgesinde geç saatlere kadar
oturdular bazıları da promosyon
şapkalarımızı satın alarak
başlarını korumuş oldular.
Kahvaltı sonrası herkes
birbirine iyi tatiller dileyerek
sonbaharda buluşmak üzere
okuldan ayrıldı.
KABATAŞLILAR NİKAH VE
DÜĞÜNLERİNDE GÖNDERİLECEK ÇİÇEK
YERİNE PARASINI
KABATAŞLILAR DERNEĞİNE
BAĞIŞLATIYOR
Kabataş mezunlarının
Kabataşlılar Derneği ile
dayanışmalarına yeni bir örnek
daha ortaya çıkmıştır. Artık
Kabataş mezunlarından nikah ve
düğün yaparak evlenecek olanlar,
davetiyelerine “Çiçek göndermek
isteyenlerin onun yerine
Kabataşlılar Derneğine bağışta
bulunmalarını “ isteyen not
yazdırmaktadırlar.
Böylece evlilik gibi mutlu bir
olaya verilecek olan çiçek
paralarının Kabataşda okuyan
öğrencilerin burs fonuna
yatırılmasını sağlayarak yine
hayırlı bir işe dönüştürülmesine
sebep olmaktadırlar. Son olarak
da Dilek ve Levent Bozkaya çifti
de nikah davetiyelerinde çiçek
yerine Kabataşlılar Derneğine
bağış yapılmasını istemişlerdir.
Kendilerine Kabataşlılar Derneği
olarak teşekkür eder,
mutluluklar dileriz.
KABATAŞLILAR “TÜRK SANAT
MÜZİĞİ”
KOROSU KURUYOR, KATILIMCI ARIYOR
Okulumuz mezunlarının çoğunlukta
olduğu İstanbul Kültür ve Musiki
Derneği ile Kabataşlılar Derneği
beraber bir çalışma yaparak Türk
Sanat Müziği seven sesi güzel
veya bir müzik aleti çalabilen
Kabataşlıları bir araya
getirerek bir Kabataş Korosu
kurma hazırlıklarına
başlamışlardır. İstanbul Kültür
ve Musiki Derneği ile
Kabataşlılar Derneği daha önce
de beraber çalışmalar yapmış,
senede 3-4 kere Hamdi Saver
salonunda Türk Sanat Müziği
konserleri tertiplemişlerdir.
Gelen istekler doğrultusunda yaz
sonunda çalışmalar başlamak
üzere Kabataşlılar Türk Sanat
Müziği Korosu kurulmasına karar
verilmiştir. Koroda görev almak
isteyenler Kabataşlılar
Derneğini arayarak müracaatta
bulunabilirler. |